MENÂKIB: Islak Kese ve Islah Olan Koca

Menkıbe-3: Bir kadının güzel bir alışkanlığı vardı. Bir işe başlarken veya bir yere bir şey koyup alırken hep Besmele çekerdi. Kocası, o kadar dinini seven bir adam değildi. Hanımının bu güzel alışkanlığı ile alay ederdi. Bir gün;

  • Karıma bir oyun edeyim de, bu oyunum ile Besmelenin hiçbir faydası olmadığını anlasın, dedi. Bu niyetle karısına bir kese altın verdi.
  • Aman Hanım! Bunu iyi sakla da bir zarar görmesin, dedi,

Kadıncağız keseyi saklamaya giderken, kocası yan gözle arkasından onu takip etti. Kadının keseyi sandığa sakladığını gördü. Hanımcağız, keseyi sandığa koyarken, Besmele çekmeyi unutmamıştı. Bir kaç saat sonra, kötü duygulu koca, gizlice hanımının koyduğu keseyi alıp bir kuyunun içine ipe bağlayıp saldı.

  • Şimdi görür hanım, diyordu. Besmele ne demekmiş? Akşam eve gelince;
  • Hanım, para lazım oldu. Borcum için vereceğim. Sakladığın yerden getir de götürüp vereyim, dedi. Karısı sandığa giderken, o da peşine düştü. Saliha hanım, olanlardan habersizdi. Besmele çekip, sakladığı yerden parayı çıkardı. Yalnız keseden şapır şapır sular damlıyordu, Hanımcağız;
  • Tuhaf! Bu kese niçin ıslanmış!? Dedi.

Kocası titriyordu. Çok şaşırmıştı. Karısının, inancının temizliğini ve mükâfatını görünce o da yaptıklarına pişman, olup, olanları hanımına bir bir anlattı ve hâline tevbe etti.

  • Karıcığım, dedi. Besmele’nin ne demek olduğunu şimdi iyi anladım… Kuyudan keseyi, söylediğin o besmele çıkardı. [İslam Âlimleri Ansiklopedisi/16-8]

Mustafa Necati ÖZFATURA
Kaynak: İlmihal Özeti

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir