Hocanın Boncuğu – Osman Yüksel SERDENGEÇTİ

Geçen seçimde aday yoklamaları yapılırken, adayların hemen hepsi Hoca’nın Gök Boncuk oyununu oynadı.

Hikâye mâlûm: Hoca, hanımlarının hepsine ayrı ayrı birer gök boncuk verir… Kadınlar umumiyetle kıskanç olurlar; hocanınkiler de öyle…

İkide bir hocaya sorarlar:

Hangimizi seviyorsun?
-Gök boncuk kimde ise onu?
Der hoca…

Herkes gök boncuk bende diye sevinir, kimsenin kimseden haberi yok… Hocamız da kadınları bu suretle güzelce idare eder.

Kolay mı, kadın denilen mahlûku idâre etmek? Bir devleti idâre etmekten zordur bazen, onların idâresi… Antalya’da aday yoklamalarında öyle yaptı, mebus namzedi dostlarımız… Herkese bir gök boncuk… Ben, sen, filân, filân tamam mı?.. Tamam!..

El altında, gizli gizli pazarlıklar, bin bir çeşit dalavere, iftira, tezvir… Yalan… Nazar değmesin, bizim arkadaşlar, herkese dağıttıkları bu gök boncuklar sayesinde meclise geldiler…

Söz bir, Allah bir” diyen yok… Boncukçuları ben şuna benzetiyorum: Hani herkesle düşüp kalkan, her düşüp kalktığına “Ben yalnız seni seviyorum!” diyen kadınlar var ya, tıpkı o gibi…

Yalnız, ırzını satmakla mı olur kahpelik… Kahpeliğin bin bir çeşidi var… Nikâhsızdır bu adamlar. Herkesle düşer kalkarlar, herkese söz verirler… Sonra da birbirinin kuyusunu kazarlar.

Hakiki niyetlerini belirtmezler… İçi başka, dışı başka… Özü başka, sözü başka… Yüzü başka olanlardır bunlar… Bir de bakarsın ki, kim fazla dalavere çevirmişse, o, listenin garantili yerinde. Diğerleri altta. Yahut dışarda kalmış… Altta kalanın canı çıksın. Gemisini kurtaran kaptan… Ama bu geminin içinde kendisinden başka, kendi çıkarından başka, kimse yok.

Bakalım bu seçimlerde ne kadar gök boncuk kullanılacak!


 Osman Yüksel SERDENGEÇTİ
Kaynak: Zafer Gazetesi (8 Temmuz 1965)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir