Hikâye-i Hal II – Kadir MISIROĞLU

Foto: Üstad Kadir Mısıroğlu, Üsküdar Osmanlılar İlim ve İrfan Vakfı'ndaki çalışma odasında.

Haber vermek isterken ahvâlimden âleme
Muammalaştı birden, bildiğim her kelime…

Mânâları değişti, üstüne eğildikçe,
Bin bir girdap belirdi, idrâkime değdikçe…

Baktım zıtlar iç içe, tecessüs neye yarar.
Her sır, yeni bir sırra gebe, sonsuza kadar!..

Meselâ vatan nedir? Hak ne, var veya yok ne?!
Kaba idrâkle belli lâkin bir dal içine.

Görürsün ki; mânâlar istiâb olunmuyor.
Tantal İşkencesi[1]dir, tam bir son bulmuyor.

Kime nasıl anlatsam, taze yarada tuzu,
Sonsuzdaki zerreyi, zerredeki sonsuzu!..

Hakikat keskin kılıç, nedir hayal, nedir zan?!.
Bir belâ iken gaflet, rahmet oluyor bazan!..

Haşmetli gerçekleri, arşından idrâkime
İndirip anlatayım, lâkin nasıl ve kime?

Esfel-i sâfiliynden, âlâ-yı illiyyîne
Kadar olan makamın muhtelif sahibine!..

Nasıl takdim edilir, nedir bunun tertibi?
İdrâkin sonu sükût, tıpkı en başı gibi!..

***

Bir kelime kâfidir, aslında bir kelime,
Terceman olmak için macerama, hâlime

Ama o kimseye ki; aşktan haberdar ola,
Destan yazsan faydasız, girmemişse bu yola.

Aşk ki; özü gerçeğin yeterli tek başına,
Ondan alsın haberi akraba, dost âşinâ!..

Aşkı tanımamışsa, bilmediği bir lisan
Konuşan bir kimseyle nasıl anlaşır insan?!.

Aşktır tek kelimeyle hâlimin ifâdesi,
Bilene bu söz yeter, bilmeyene neresi,

Anlatılsa gerçeğin, boşa gider bu gayret,
Rabbin ince san’atı, aşk ve bir de hayret,

Denilen mefhumları tanıyan varsa eğer,
Onlar için başımı kaldırmak belki değer.

Kendi sırlı dünyamdan gözlerimde yaş seli,
İlle de söz lâzımsa, meşhur darb-ı meseli

“Ah min’el aşk…” diyerek arz kâfidir vesselâm!..
Hâlimi merak eden yârâna olsun selâm!..


Kadir MISIROĞLU / Londra 1984
Kaynak: Kadir Mısıroğlu, Cemre, Sebil Yayınevi, 2007, İstanbul


Dipnot:
[1] Tantal İşkencesi: Yunan mitolojisine göre tanrılar, Tantalos adında birisini sofralarına kabûl etmişler. Tantalos o sofradan, tan­rılara sonsuz yaşama kudretini kazandıran gıdayı çalmış. Bunu fark eden tanrılar, Tantalos’u bir kuyuya atmışlar. Orada her türlü yiyecek varmış. Fakat Tantalos hangisine elini uzatsa o geriye kaçıyor ve hiç­birini yakalayamıyormuş.
Bu sebepledir ki Batı Edebiyâtı’nda çok arzu edilip ulaşılmak is­tenilen fakat bir türlü elde edilemeyen matlûblar için “Tantal işken­cesi” tâbirini kullanmak yaygındır.
Her nev’î arzu için temin olunacak gibi göründüğü halde bir temin edilemeyen keyfiyetlerden dolayı, doğan sıkıntı bir nev’î işkence olarak telâkkî edilmekle bu isimle yâd edilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir