Hayatları rûhî sıkıntılarla geçen yazarlar

B: Getty Images

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski: Dünyaca ünlü varoluşçu Rus yazar Fyodor Dostoyevski, epilepsi (sara) hastasıydı. Buna bağlı birtakım sorunlar yaşıyordu. Freud’a göre histerik nevrozdan mustaripti. Bununla beraber ömür boyu süren bir depresyon ve hayatının bir bölümünde kendisi çok etkileyen bir kumar bağımlılığı yaşadı.

Friedrich Wilhelm Nietzsche: Alman filozof Friedrich Wilhelm Nietzsche frengiye hastasıydı. Hastalık ilerledikçe ruhsal sağlığı da kötüye gitti. Çok şiddetli depresyon ve intihar eğilimi yaşadı. Sonunda tamamen akli dengesini yitirdi.

Soren Kierkegaard: Danimarkalı varoluşçu filozof ve yazar Soren Kierkegaard tıpkı babası gibi depresyon hastasıydı.

Lev Nikolayeviç Tolstoy: Rus yazar olan Lev Tolstoy’un psikolojik durumu da yaşı ilerledikçe kötüleşti. Kendini depresyonun pençesinde buldu. Varlıklı bir adam olmasına karşın git gide bir münzevi bir hayat tercih etti. Aynı zamanda edebi başarısı kendisinde bir takıntıya dönüştü. İntihar etmek için cesareti olmaması sebebiyle de kendini eleştirdi. Ölümüne kısa süre kala evden kaçtı ve karısını terk etti. 10 gün sonra da bir tren istasyonunun görevli kulübesinde öldü.

B: Leo Tolstoy (1828-1910)

Charles Dickens: Meşhur İngiliz yazar ve eleştirmen Charles Dickens, bazı psikoloji uzmanları ve biyografi yazarlarının görüşlerine bakılırsa depresyon ve bipolar bozukluk yaşıyordu.

Mark Twain: “Tom Sawyer’ın Maceraları” ve “Huckleberry Finn’in Maceraları” gibi ünlü kitapların yazarı MarkTwain; bütün ömrü boyunca depresif, neşesiz ve melankolik bir hayat sürdü.

Jack London: Tarihin ilk “milyoner” yazarı olan Jack London bipolar bozukluğunun pençesindeydi ve bunun da etkisiyle intihar girişiminde bulundu. Pasifik’te yelkenli ile yaptığı bir seyahat sırasında tropikal bir hastalığa yakalandı. Bu hastalığı kendince tedavi etmek için kendi hazırladığı, içinde afyon, eroin, cıva vs. gibi kimyasal maddelerin bulunduğu bir karışımı bir sure kendine enjekte etmeye devam etti. Bu onun böbreklerinin iflas etmesine yol açtı.

Franz Kafka: Modernist edebiyatın dehası Kafka, sosyal anksiyete ve depresyondan mustarip yalnız bir adamdı. Prag’da, devlete bağlı bir sigorta şirketinde çalıştı. Bu, onun üzerinde bürokrasinin ve genel olarak hayatın anlamsızlığı olduğu duygusunu uyandırdı. Migren, stres, uykusuzluk gibi hastalıklarının yanına, tabiri caizse dertten kanser de eklendi. 40 yaşında hayatını kaybetti.

Ernest Hemingway: ABD’li yazar Ernest Hemingway, son derece sıra dışı bir ömür sürdü. Hayatı boyunca depresyon, paranoya ve alkolizmden kurtulamadı. Hayatını nihayete erdiren şey de sıra dışı hayatını tamamlar nitelikteydi: Av tüfeğiyle intihar etti…

B: Hemingway ünlü bir savaş muhabiriydi ve cesareti için Bronz Yıldız Madalyası almıştı.

Michel Foucault: Fransız filozof Michel Foucault; eşcinselliğini açıkça ifade etmesi ve bu konu üzerine yazması, düşünmesi gibi sebeplerden ötürü depresyona girmiştir.

Beşir Fuad: Tanzimat Döneminde bilim, felsefe, edebiyat eleştirisi, biyografi alanlarında eser vermiş bir Osmanlı aydını olan Beşir Fuad ruhsal acıdan çöktüğü bir dönem geçirir. 35 yaşında bileklerini keserek hayatına son veren Beşir Fuad’ın, bir bilimsel deney havasında gerçekleştirdiği intiharı, o zamana kadar intihar kavramına yabancı olan Osmanlı toplumunda ve basında geniş yankı uyandırmış hatta İstanbul’da peş peşe gerçekleşecek intiharlara olumsuz manada ilham vermiştir.


Açık Medeniyet
Mayıs – 2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir