Güney Kore, sabah dinginliğinin ülkesi!

Güney Kore, Asya Anakarasının En Doğusunda, Geleneğin Ve Modernliğin Buluştuğu Renkli Kültürüyle Kendine Özgü Bir Dünya Sunuyor

Güney Kore, renkli ve zengin bir kültür yapısına sahip. Başkent Seul’de bu zenginlik doruğa çıkıyor. Festival hazırlığındaki Budist tapınakları, geleneksel kıyafetleriyle kraliyet sarayını ziyaret eden Koreliler, Seul’ü gezerken hemen dikkatinizi çekiyor. Kentin kültür havzası özelliğini taşıyan Insadong ise yerel el sanatlarının sergilendiği ve mutlaka görülmesi gereken yerler arasında. Geleneksel Mimari Korunuyor.

Güney Kore insanı, geçmişten gelen değerleri günümüzde de yaşatma konusunda son derece başarılı. Bir yandan modernitenin ve küreselleşmenin etkisi yaşamın her alanında gözlenirken diğer taraftan yüzyıllar öncesinin müziğini, el sanatlarını ve mimari dokusunu yaşatıyor Koreliler.

Güney Kore’de mimari ve doğa uyumu başarıyla sağlanmış. Geleneksel mimari dokunun korunduğu alanlarda gezerken bu uyumun saygınlığını ve doğayı yaşamın içine katmanın dinginliğini hissediyorsunuz.

Seul Kulesi, dünyanın en yüksek kuleleri arasında. Kule, panoramik kent manzarasının en iyi izlenebileceği yerlerin başında geliyor. Bu özelliğiyle turistlerin yoğun akınına uğrayan kule, aynı zamanda Korelilerin de zevkle ziyaret ettiği yerler arasında. Yeni evli çiftlerin kuleyi ziyaret ettiklerinde ayrılan özel alanlara kilit takmaları burada bir gelenek.

Güney Kore tam bir Uzak Doğu mucizesi. Belki biraz klişe bir terim ama kesinlikle Seul’u özetleyen en kısa ve en doğru niteleme. Bu tespiti Türk Hava Yolları’nın İstanbul’dan yaklaşık 11 saat süren keyifli direkt uçuşunun ardından Incheon Havalimanı’na ayak bastığınızda hemen anlıyorsunuz. Kente devasa köprülerle bağlanan bir adaya kurulu bir havalimanı Incheon. Alanla ana terminal binası arasında işleyen trenler, dünyanın hemen her noktasından gelen ziyaretçileri 24 saat boyunca kesintisiz taşıyor.

Başkent Seul, ilk başta düzenli yolları ve planlı mimarisi ile dikkat çekiyor. Alandan kent merkezine doğru yol aldıkça doğayla modern kentin uyumunu fark ediyorsunuz. Uluslararası ticarette ve dünya ekonomisinde hatırı sayılır yeri olan Güney Kore şirketlerinin merkezleri kentin ihtişamlı gökdelenlerinin sakinleri. Büyük bir kent Seul. Bu büyük kentin her noktasını birbirine bağlayan metro sistemi de tahmin edeceğiniz gibi gayet gelişmiş ve kenti yeraltından örümcek ağı misali sarmış. Tüm konaklama merkezlerinde bu devasa metroyu kolayca kullanabilmenizi sağlayacak broşürler ihmal edilmemiş. Bununla birlikte taksi fiyatları da ülke koşulları dâhilinde gayet makul.

Uzak Doğu uygarlıkları arasında Kore kültürü farklı bir yere oturuyor. Uzak Doğu’ya uzaktan bakıldığında pek anlaşılmayan bu farklılığı Seul’de gayet iyi gözlemleyeceksiniz. Insadong bölgesi kentin kültür birikiminin ve üretiminin yoğunlaştığı bir merkez olarak öne çıkmış. Porselenden yelpazeye, yöresel kıyafetlerden antikacılara ve otantik tatlara uzanan ve Güney Kore’nin rafine kültür değerlerini buluşturan Insadong’u saatlerce gezmek ve her mağazaya girmek isteyeceksiniz. Trafikten arındırılmış bu bölgede yürürken karşımıza çıkan Maraş dondurmacısı ise bizler için güzel bir mola verme gerekçesi oldu.

Eğlence mekânlarının buluştuğu Itaewon Seul’un Yongsan-gu Bölgesi’nde. Burası Seul’e okumak için gelen öğrencilerin ve çalışmaya gelen yabancıların da yoğun olarak yaşadığı bir merkez. Özellikle hafta sonları buradaki restoran ve kafelerde yer bulabilmek için biraz uğraşmak gerekiyor. Itaewon’da geleneksel Kore lezzetlerini tadabileceğiniz mekânlarla birlikte Türk, Hint, Rus, Arap, İtalyan restoranları ve fastfood seçenekleri de bir arada bulunuyor.Itaewon’u keşfetmek için girdiğimiz sokak aralarında dolaşırken aniden minare benzeri bir yapı gözümüze ilişti. Yaklaştıkça Seul Merkez Camii’nin iki minaresinden birini gördüğümüzü anladık. Itaewon sürprizlerle dolu! Güney Koreliler geçmişlerine ve kültürlerine son derece bağlı insanlar.

Gyeongbokgung Kraliyet Sarayı geçmişin görkeminin yanı sıra Kore mimarisinin seçkin örneklerini görebileceğiniz birbirinden bağımsız ve eklektik bir yapılar kompleksi. Bu özelliğiyle Topkapı Sarayı’nı hatırlatıyor. Kırsal yaşamı gözlemlemek isteyenler içinse Namsangol Hanok Geleneksel Kore Köyü doğru tercih. Seul, müzeleriyle de öne çıkan bir cazibe merkezi. Sanat müzeleri tahminlerinizin çok ötesinde çarpıcı koleksiyonlar barındırıyor. Folk Museum ise yerel kültürün tarihsel gelişimini gözler önüne seren bilgilendirici bir müze. Seul yaşayan, şaşırtan, farklı inançları hoşgörüyle kaynaştıran, yerel ve küresel imgeleri bir arada sunan bir metropol. Bu güzel ülkenin çalışkan ve güler yüzlü halkı ise gelen ziyaretçileri konukseverlikleri ve yakınlıkları ile evlerinde hissettiriyor. “Türklere nasıl mı davranıyorlar?” sorusunun cevabını kelimelerle ifade etmek güç ama bir ipucu olarak “kardeş’’ kelimesini söylemekle yetinelim. İyisi mi bir Seul bileti alın ve bu sorunun cevabını yaşayarak yerinde görün!

Güney Kore’nin en karakteristik tatlarından olan kimçi, bir çeşit lahana turşusu. Güney Koreliler kimçinin yararlarını saymakla bitiremiyor.

Kore bir bitkinin köklerinden üretilen ginsengin ana vatanı kabul ediliyor. Çok çeşitli rahatsızlıklara iyi geldiği bilinen ginsengin en değerlisi ise kırmızı ginseng.

Dünyanın en yüksek kuleleri arasında yer alan Seul Kulesi’nin inşa edildiği tepeyle birlikte yüksekliği 479 metre. Panoramik kent manzarası için Seul Kulesi iyi bir gözlem noktası.

Türk Hava Yolları, İstanbul’dan Seul’e her gün karşılıklı seferler düzenliyor.

Güney Kore tarihinin önemli mekânları arasında baş sıralarda yer alan Gyeongbokgung Sarayı genişliği ve geleneksel kıyafetli askerleriyle görülmesi gereken yerlerden.

Temmuz 2012
Hasan Mert KAYA
Kaynak: SKYLİFE

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir