Gök Devleti – Mustafa YAZGAN

Bütün hakikatini, ezelî ve ebedî saltanat sahibin­den alan, bütün yüceliği, kutsallığı ve kuşatıcılığı ile düşüncelerimiz üstünde taht kuran bir devlet var or­tada.

Buna “GökDevleti” diyoruz.

Zaman ve mekân, birer yaratık olarak “GökDev­leti” nin içindedir. Gök Devleti ise, zamanın ve me­kânın üstünde, dışında ve ötesindedir…

Bu devleti, bir hayâl, bir rüya, bir ütopya zanne­denler çok aldanırlar. “Gök Devleti” bir soluk gibi içimizde, bir şafak gibi ufkumuzda, bir beden gibi katı ve hissedilir gerçeklik içindedir. Ama bir ruhtur.

İnsan, kâinatta yokken bu devlet vardı.

İnsan, kâinatta yok olunca yine bu devlet var olacak.

***

İnsan, kâinatta zuhûr edince, ilk kez bu devleti ruhunda hissetti. Bu devlete tâbi oldu. Bu devlet için­de şahsiyetini buldu.

İnsan düşündü. Devlet kavramı üstünde kafa yor­du. Kafasında bir gölge devlet fikri doğdu.

“Gölge Devlet” in üç unsurunu yakaladı. MülkMilletHâkimiyet

Beyninin fikir odağında bir nur kıvılcımı gibi ışıldayan “Gölge Devlet” i iman menşurundan geçirdi. Büyüyen, her yeri kaplayan, her şeyi zapt eden, tutan “Gök Devleti” insan gönlüne yerleşti. İnsan, “Gök Dev­leti” ni bu azametli görünüş içinde yeniden yorum­ladı.

Gördü ki, “Gök Devleti” nde bütün mülk, bütün varlık, bütün mahlûkat Allah’ın.

Yine gördü ki, “Gök Devleti”nin milleti, bütün insanlık ve bütün yaratılmışlar.

Bir kere daha gördü ki, “Gök Devleti”nde HÂKİ­MİYET, KAYITSIZ ŞARTSIZ HAKK’INDIR!

***

“Gök Devleti” Müslümanın, yani bizim devleti­mizdir.

Bu devletin dışında bir başka mülk, bir başka millet, bir başka otorite muhaldir.

Saltanat tektir. Bölünmez. Ortak kabul etmez.

Kur’an, bu devletin Anayasasıdır.

Son peygamber Allah Resûlü, evvelki peygam­berler gibi “Gök Devleti” nin ezelî ve ebedî Sultanının fermanını mülk ve millete bildiren kutlu elçidir.

Melekler, kemmiyet hududu dışında bir keyfiyyet ordusudur. Bir hizmet, rahmet, bereket ordusu…

Şeytan ve şeytana tâbi olanlar, “Gök Devleti” nin iç düşmanları, münkirleri, müşrikleridir.

“İlâhî kader hükmü” bu devletin icraat progra­mıdır.

Hayır, bu devletin hedefidir.

Peygamberler ve onlara bağlı irşad ediciler, hep bu “Gök Devleti” nin kanunlarını millete bildirmiş­lerdir. Bu devlete tâbi olmanın nimetlerini, saadet ve selâmetini anlatmışlardır. Bu devlete isyân etmekle hiçbir şey kazanılamayacağını tebliğ etmişlerdir.

***

“Gök Devleti” nin milleti bu ikazlara, bu mesaj­lara, iki tip tepkidde bulunmuşlar, mülk üstünde iki tip millet ortaya çıkmıştır:

  1. “Gök Devleti” ne bağlananlar. (İslâm milleti)
  2. ”Gök Devleti” ne isyan edenler. (Küfür mil­leti)

İnsanlık tarihi, bu iki zümrenin muharebesinden ibarettir. Bu savaş, devam ediyor. Sultan’ın emri boyunca devam edecek.

İnsanlığın kültür ve medeniyet konjonktürü bu iki zümrenin eseridir.

“Gök Devleti” nin hukuku, ekonomisi, İçtimaî ha­yatı, siyasî tezleri, şahsiyet prensipleri, saadet düs­turları, bu devlete isyân eden “Şeytan” ve “Şeytana tâbi olanlar” ca kabul edilmez. Onun için “Gök Devleti” ne isyân halinde olan “Küfür milleti” nin kendi­lerine has anayasaları, kanunları, ceza usulleri, siya­sî davranışları, ekonomik doktrinleri, içtimaî telâkki­leri, modaları vardır.

“Şeytan’a tâbi olanlar” gülünç fakat ciddi bir gayret içinde din, dil, ırk, mezhep farkı gözetmeksi­zin (!) bir DÜNYA DEVLETİ kurmanın, kof hayâli içine girmişlerdir. “Gök Devleti” ne nisbet olsun diye bir Dünya Devleti…  Akrep zehrinden, yılan ıslığın­dan, Şeytan dumanından kurulu bir devlet… Bütün milletler, bütün devletler, bütün hudutlar, bu büyü­cü değneği ile Dünya Devleti’nin cehennemî çembe­rine girse de, bütün dünya küfre batsa da “Gök Dev­leti” nin sonsuz kudreti önünde erimesi mukadder bir “Cüceler İmparatorluğu” ndan daha öteye geçemeye­cek bir devlet…

Dünya, bu karanlık hayâller içinde bunalımlıdır.

Bu bunalımdan kurtulmanın tek yolu ise, “Gök Devleti” nin sultanî otoritesi önünde, Kur’an önünde, İslâm’ın önünde diz çöküp, teslim olmaktan geçer.


Mustafa YAZGAN
Elveda Karanlık, 1991

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir