Doğu Türkistan’da Ziraat

Doğu Türkistan’da ziraat alanları, vahalardır. İklimin; kara iklimi olması ve kurak gitmesi, ziraat işlerinin vahalarda toplanmasına sebep olmuştur. Ziraat işleri, bütün vahalarda sulama tekniği ile yapılmaktadır.

Sulama tekniği bakımından Doğu Türkistan, çok eski tarihlere dayanan ve bu hususta hayli ilerleme kaydeden bir Türk ülkesidir. Ziraî işlerin yüzde doksanı sulama suretiyle, yüzde onu ise yağmurla yapılmaktadır. Bu bakımdan sulama usulü, mühim yer tutar. Bu mevzu ile ilgili olarak Alman bilgini W. Busse bir araştırma yapmış ve şunları söylemiştir:

“Çok eski çağlardan beri geliştirilen ve yerli halkın bir kısmı tarafından mükemmel surette ve maharetle uygulanan sulama tekniği; eskiden step ve çöl olan yerlerde, entansif ziraat ve bahçeciliğin yayıldığı kültür sahaları meydana gelmesini mümkün kılmıştır. (…) Burada binlerce yıllık gelişme sonucunda, kendine mahsus otohton(yerli) bir sulama tekniği meydana gelmiştir. Bu teknik, basit gözükmesine rağmen, bu şekil basit tesislerle erişilebilen en yüksek dereceye ulaşmıştır.”(1)

Sulama tekniğinde bilhassa Tarım Nehri’nden ve kollarından istifade edilmektedir. Ülkenin güney bölgesinde geniş bir araziyi kaplayan Tarım Nehri, daha önce, de zikrettiğimiz gibi, buranın en mühim akarsuyudur. Kuzeyde ise Kara İrtiş, Ürüngür ili ve Manas Irmakları, ziraî sulamada önemli yer tutar.

Bütün Türkistan’daki ziraattan ve ziraî ürünlerden İslâm Ansiklopedisi’nde şöyle bahsedilmektedir:

“Vahalardaki ziraat, sulama ile yapılmakta idi. Zerefşan’daki sulama tertibatı ve burada istihsal edilen hububat (buğday ve pirinç) pamuk, şarap, ipek, üzüm, elma, kavun, soğan vb. Müslüman coğrafyacıları tarafından tasvir edilmiştir. Tuz istihsali, kuyumculuk ve bilhassa silâh, inhiraf halinde bulunuyor. Ve hayvan yetiştirme (at, deve, öküz ve koyun) mühim bir mevki işgal ediyordu.”(2)

Yukarıdaki cümlelere ilâve olarak kaydedelim ki, Doğu Türkistan’da narenciyeden başka, Anadolu’da yetişmekte olan mahsullerin hepsi yetişmektedir. Bu cümleden olarak 10 çeşit hububat, 25 çeşit sebze, 30 çeşit ilâç otları, 20 çeşit meyve, 35 çeşit çiçek yetişmektedir. Adları, cinsleri, şekilleri, iç ve dış kısımlarının renkleri ve tatları ayrı ayrı olmak üzere 22 çeşit kavun, 34 çeşit elma, 13 çeşit üzüm, 11 çeşit şeftali, 9 çeşit kayısı, 5 çeşit armut yetişmektedir.

Bütün bunlardan başka, pamuk ziraatı Türkistan’da önemli bir yer tutmaktadır. İlk defa pamuğun Hindistan’da görüldüğü bilinmekteyse de, bu ürünün Doğu’ya ve Batı’ya tanıtılmasını, pamuktan mamul eşya sanayiinin dünyaya öğretilmesini Türkler temin etmişlerdir. “Kuzey Çin’e pamuğun, 4. yüzyılda Doğu Türkistan’dan girdiğini Rus âlimi A. G. Grumm Arzimailo kaydediyor.”(3)

Doğu Türkistan’da pamuk daha ziyade Cungarya Havzası’nda, Kaşgar ve Turfan vahalarında yetişmektedir. Pamuk üretiminin bilhassa sulama ile olması, pamuk ziraatında çok makbuldür. Çünkü pamuğun, ihtiyacı kadar su alması gerekir. Ve kozalarının zedelenmemesi icap eder. Bunun için Türkistan’da pamuğun verimi çok fazladır. Aynı zamanda, lifleri ince olduğu için, üstün kalitelidir. Doğu Türkistan ve Batı Türkistan pamuğu, bugün, dünya istihsalinde başta gelir. Aşağıdaki rakamlar, bunu göstermektedir. 1959 yılı istatistiklerine göre, dünya pamuk üretiminde başta gelen ülkeler şunlardır:(4)

1.ABD3.170.000 ton.
2.ÇİN2.410.0000 ton.
3.RUSYA1.590.000 ton.

Ancak şunu kaydedelim ki; Çin ve Rusya’nın pamuk tarlaları. Doğu Türkistan’la Batı Türkistan’dır. İki komünist güç tarafından paylaşılan ve kendilerine bu pamuk ürünlerinin kullanılması yasaklanan Türkistan, müstakil olarak istatistiğe dahil edilirse, ilk sırayı teşkil edecek olan bir ülkedir. Buna müsaade edilmemesinin asıl sebeplerini, daha sonraki bahislerde göreceğiz.

1973
İsa Yusuf Alptekin (Doğu Türkistan Hükûmeti Sâbık Genel Sekreteri)
Kaynak: Doğu Türkistan Davası

Dipnot:
1 – Prof. Dr. İbrahim Yarkın; Türkistan’ın Sulama Ziraatı Hakkında, Türk Kültürü, C. I, No. 12, Ankara, s. 50.
2 – İslam Ansiklopedisi, C. VI, s. 275.
3 – As. Yusuf Dönmez, Türk Ülkelerinde Pamuk, Türk Kültürü, C. I, No. 4, Ankara, s. 42.
4 – A. g. e.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir