ÇİN’de iki değerli hatıra – Hasan Mert KAYA

Dünyanın en eski ve en canlı ticaret yollarından biri olan İpek Yolu’nun iki ucunda yer alan Türkiye ile Çin ilişkileri oldukça eskiye dayanıyor. Özellikle son dönem Osmanlı dış politikasında Uzak Doğu ve Çin oldukça ilginç hatıralarla dolu. Niujie Camii ile bu cami içinde kurulan Pekin Hamidiye Üniversitesi, köklü ilişkilerin geçmişine dair çarpıcı birer örnek.

Boğaziçi– Sarı Deniz Kültür Hattı
Sultan II. Abdülhamid’in emriyle 1901 yılında Nemçe gemisiyle yola çıkan 9 kişilik Türk heyeti uzun bir yolculuğun ardından Çin’in Şanghay Limanı’na sağ salim ulaştığında binlerce Çinli Müslümanın sevinç gösterileri çoktan başlamıştı. Heyetin risklerle dolu bu deniz yolculuğunun amacı hilafetin merkezi İstanbul ile sayıları 60 milyon civarındaki Çin Müslümanlarının ilişkilerini güçlendirmekti. Bu ilk heyetin ardından 1902 yılında din âlimi Muhammed Ali Bey de Çin’e gönderilerek ilişkilerin kesilmeden sürdürülmesi istenir.

İmam Haoren İstanbul’da
Gelişen ilişkilerin sonucunda Çinli müslümanların ileri gelen bilgin ve toplum önderlerinden İmam Wang Haoren 1906 yılında gerçekleştirdiği Hac ziyaretini takiben payitaht İstanbul’a gelir ve Sultan II.Abdülhamid tarafından huzura kabul edilir. İstanbul’da bulunduğu süre içerisinde Osmanlı eğitim sistemini inceleyen İmam Haoren’e dönüşünde bol miktarda kitap hediye edilir ve hatırı sayılır bir yardımda bulunulur. Osmanlı eğitim sistemindeki uzmanlık okullarının kurucularından olan Sultan II. Abdülhamid misafirine Çin’de de bir üniversite kurma projesini açıklar. Eğitimi modernize etmenin önemini bilen ve aydın bir kişiliğe sahip olan Wang Haoren sultanın bu önerisini içtenlikle destekler.

Caminin Müzesi Niujie Camii’ne ait mütevazı müzede geçmişin anılarını hafızalarda canlı tutmayı sağlayan ve günümüze ulaşan objeler sergilenmekte.

Bir Külliye Niujie Camii, deyim yerindeyse bir külliye. Etrafı duvarlarla çevrili kompleks, barındırdığı mekânlarla Çinli Müslümanların sosyal ve kültürel alışveriş yapmalarını sağlıyor.

Ne Zaman Farkettik? Prof.Dr. İhsan Süreyya Sırma’nın varlığını tespit ettiği Hamidiye Üniversitesi’nin günümüzdeki yerini, yani Niujie Camisi’nin külliyesinde olduğunu Anadolu Ajansı Çin Temsilcisi Ali İhsan Çam bularak ilk kez gün yüzüne çıkardı.

Osmanlı Akademisyenleri Çin’de
1907 yılında dönemin tanınmış Osmanlı münevverlerinden Muallim Ali Rıza Efendi ile Muallim Bursalı Hafız Hasan Efendi Sultan II.Abdülhamid’in projesini gerçekleştirmek üzere Çin’e, İmam Wang Haoren’i ziyarete giderler. Osmanlı âlimlerinin gelişiyle birlikte birbirlerinden binlerce kilometre uzaktaki iki toplumu birbirine bağlayacak kültür köprüsünün kurulması için ilk somut adımlar atılır.

Hareket Noktası: Niujie Camii
Ali Rıza ve Hafız Hasan efendiler ve Çinli dostlar projeyi Niujie Camii’nde kemale erdirirler. İnşaat, caminin arka bölümündeki bahçe alanına yapılacaktır. Bir yıl süren hummalı gayretlerin ardından varlığını günümüze kadar sürdürmeyi başaran Pekin Hamidiye Üniversitesi, kapılarını ilmi Çin’de de olsa talep edenlere açar. Orijinal adı Dar’ul Ulum’el Hamidiyye olan bu mütevazı yapı bugün de uzaklardaki yakınlar arasında bir kültür köprüsü olmayı sürdürüyor.

Pekin’deki En Eski Cami
Niujie Camii, İslam’ın Çin’deki en kadim merkezlerinden biri. İnşasına miladi 996 yılında Çin’in Liao Hanedanlığı döneminde başlanan ibadethane, Qing Hanedanlığı zamanında genişletilerek yeniden inşa edilir. Niujie Camii 1722 yılında tamamlandığında Pekin’deki en eski ve en büyük cami konumuna ulaşır. Ek binalarıyla 10 bin metrekarelik bir alana oturan yapı geleneksel Çin mimarisinin de en güzel örneklerinden biri.

Kültür Mirası Başkent Pekin’in Xuanwu Bölgesi’ndeki Niujie Camii Çin Devlet Konseyi tarafından Kültür Mirasları kapsamına alınmış durumda. İslam süsleme sanatının birbirinden güzel motiflerini barındıran cami, Pekin Müslümanlarının en önemli manevi merkezi konumunda.

Ağustos 2012
Hasan Mert KAYA
Kaynak: Skylife

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir