Çikolata böcekleri ve tabiî temâyül

B: Kakao çiçeğini tozlaştıran bir sinek (Samantha J. Forbes)

Yeni yayımlanan kapsamlı bir rapor, böceklerin sayılarının endişe verici oranda azaldığını ortaya koydu. Dünya basınında geniş yer bulan bu çalışma, böceklerin doğadaki önemli rollerini gündeme getirdi.

Umursamazca böcekleri ezmeden, onlara vurmadan, lanet okumadan ya da görmezden gelmeden önce bir kez daha düşünün” diyor Cornell Üniversitesi’nden böcekbilimci Prof. John Losey. “Boyları sizi yanıltmasın, bu minik mucizeler değerli hizmetler sunar” diyen Losey, biyolog Mace Vaughan ile birlikte bazı böceklerin verdiği hizmetlerin ekonomik değerini hesaplamıştı.

Mesela otlakları temizleyen böceklerin ABD’deki çiftlik sahiplerini yıllık 380 milyon dolar masraftan kurtardığını hesapladılar. (Gübre böceklerinin faaliyetiyle azotun toprağa karışmaması halinde ne kadar suni gübre gerekeceği de hesaba katıldı.)

Böceklerin atıkları ortadan kaldırma hizmetleri o kadar önemli ki… Avustralya örneği bu gerçeği açıkça gösteriyor:

Avustralya’ya ilk defa, yaklaşık 150 yıl önce Avrupa’dan sığırlar getirilmişti. Ancak, sığır gübresini ortadan kaldıracak böcekler olmadığı için zamanla büyük bir problem meydana geldi. Gübreler uzun süre ortada kalmış, sığırlar gübrelerin çevresinde otlamadıklarından çok büyük alanlar otlak olarak kullanılamaz hale gelmişti. Problemin çözümü için, 1965-1985 yılları arasında yürütülen Avustralya Gübre Böceği Projesi kapsamında kıtaya farklı türde gübre böcekleri getirildi. Bunların arasında sığır gübresini saatler içinde ortadan kaldıran Onthophagus gazella da vardı!

B: Digitonthophagus gazella (Hawaiian Scarab ID)

“Extraordinary Insects” (Sıra Dışı Böcekler) adlı yeni bir kitap yazan Prof. Anne Sverdrup-Thygeson, böceklerin doğada kritik öneme sahip rolleri olduğunu ifade ediyor. Verdiği örnekler arasında kakao ağacının çok küçük olan çiçeklerinin döllenmesini sağlayan minik sinekler de var. “Onlar olmasaydı kesinlikte çok daha az çikolata olurdu, belki de hiç olmazdı” diyor.

Dünyadaki bitkilerin çoğu çiçekli bitkiler ve üremeleri için çiçeklerinin döllenmesi gerekiyor. Meyve ve tohumların oluşumunu sağlayan tozlaşmayı, yani polenlerin çiçeklerin tepeciklerine aktarılması işini genelde arı, kelebek, sinek gibi böcekler yapıyor. Nektarla beslenen, polen toplayan arılar kiraz, kivi, üzüm, erik, kabak, salatalık, karnabahar, badem ve daha birçok bitki türünün üremesini sağlıyor.

B: Kakao çiçeğini tozlaştıran bir sinek (Samantha J. Forbes)

Böceklerin sayılarının endişe verici oranda azaldığını ortaya koyan yeni raporun yazarlarından Sydney Üniversitesi’nden Dr. Francisco Sanchez-Bayo, ana nedenin tarımsal uygulamalar, şehirleşme ve ormanların tahrip edilmesiyle doğal yaşam alanlarının kaybolması olduğunu söylüyor.

İkinci nedenin ise, dünya çapında tarımda suni gübre ve böcek ilaçlarının kullanımının artması ve her türlü kimyasal kirletici kontaminasyonu olduğunu söylüyor. İngiltere’nin Bath Üniversitesi’nden Prof. Stuart Reynolds, kısa süre önce üniversitenin internet sitesinde yayımlanan makalesinde, modern yoğun çiftçiliğin amacının belirli bir alandan mümkün olan en fazla besini elde etmek olduğunu belirtti.

İnsanların yemesi için yetiştirilmiş bitkilerin böcekler tarafından yenilmesinin önüne geçmek için adımlar atılıyor ve hiç zararlı böcek olmaması hedefleniyor. Benzer şekilde, insanların yemediği yabani otlar da istenmiyor ve bunların yetişmemesi sağlanıyor.

Reynolds, “Bu da, yabani otların bazılarıyla beslenebilecek böceklerin de saf dışı bırakılması anlamına geliyor” diyor. Sözlerinin devamında, bu böceklerden bazılarının kendi hallerine bırakılmaları durumunda zaten yabani otları azaltma işini yapabileceğini ifade ediyor.


Atlas/Selcen PİRGE
Haziran – 2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir