Alexandre İsrael Helphand Parvus -I

Kaynak: Olga Shirnina Arşivi

Lenin ve Trocki’nin ihtilal arkadaşı, İttihatçıların iktisat üstadı, Tanin ve Türk Yurdu yazarı, Marksist ve milyoner…

Alexandre İsrael Helphand 1867 yılında Rusya’da Beresniz’de doğdu. Aslen Yahudidir. Kitap ve makalelerini “Parvus (Latince: Küçük)” adıyla neşretti. Maceralı bir hayat sürdü. 1910 – 15 yılları arasında İstanbul’da bulundu; siyasi ve fikri bakımdan tesirli yazılar yazdı. 1924 yılında Almanya’da öldü.

LENİN VE TROÇKİ İLE BERABER

Tahsilini ve doktorasını Almanya’da yaptıktan sonra Rusya’ya döndü. Tahsili sırasında ileri gelen komünistlerle tanışmış ve fikirlerini benimsemişti. 1905 de birinci Rus komünist ayaklanmasında bulundu. Petersburg Sovyetine, yakın arkadaşı Troçki ile birlikte katıldılar. İkisi de “sürekli ihtilâl” taraftarı bulunuyorlardı.

1905 ayaklanması bastırılınca Sibirya’ya sürüldü. Bir yıl sonra buradan kaçtı. Almanya ve İsviçre’ye gitti. Buralarda sosyalistlerin arasına karışarak faaliyetlerine katıldı. Kautski, Troçki, Rosa Lüksemburg ve Lenin gibi meşhur Komünist sosyalistlerle beraber çalıştı.

Fakat sosyalist nazariye ve metod bakımından ötekilerle anlaşamadı. Balkanlar ve daha sonra İstanbul’a gitti. Fakat meşhur sosyalist dostlarıyla daima mektuplaştı ve birlikte hareket etti. Balkanlara ve Türkiye’ye gelmesinin de birlikte alınmış bir kararın neticesi olduğu kuvvetle muhtemeldir.

İHTİLAL GÖRÜŞÜ

Lenin ve öteki sosyalistlerle, “sosyalist ihtilal” in gelecekteki oluş şekli üzerinde anlaşamamıştı. Onun fikrine göre Avrupa’nın büyük devletleri arasında yakında bir büyük savaş çıkacak, bu savaşta Rusya gibi dışardan kuvvetli içten zayıf imparatorluklar yıkılacaktı. Ancak bundan sonra Rusya’da sosyalist inkılap başlayacaktı. Bu ihtilalin ek “kapitalizmin yıkılması” veya “işçi sınıfının savaşı” ile tahakkuk etmeyeceği fikrinde idi. Bütün sosyalistlerin, revizyonist, Menşevik veya Bolşeviklerin boşuna münakaşa ettiklerini yazıyordu.

1904’de “Iskra Gazetesi”ndeki yazılarında ve 1907 yılında yayınladığı “Die kolonial politik und der suzammenbruch” (Kolonyalizm politikası ve yıkılışı) adlı kitabında ve diğerlerinde bu fikirlerini öne sürdü. Bunun üzerine ihtilalci sosyalistlerin şiddetli tenkitlerine uğradı.

Fakat birkaç sene sonra bütün tahminleri doğru çıktı. Kendisinin de dışardan, fakat mühim rol oynadığı 1917 Rus İhtilali, onun görüşlerini doğruladı.

BALKANLARDA

1908’de Selanik’te Benaroi’nin başkanlığında bir gurup tarafından sosyalist parti kurulmuştu. Mensuplarını, Rum, Yahudi ve Bulgarlar teşkil ediyordu. Parti, seçimlere girerek Osmanlı Mebusan Meclisi’ne temsilcilerini soktu. Bu partinin kongrelerine dışardan gelerek katılan sosyalist temsilcilerden biri de Parvus idi .

Sosyalist “Federal Halk Partisi” adayı olan ve Osmanlı Meclis -i Meb’usanı’na Selanik meb’usu olarak giren Bulgar Dimitri Vlahof, Parvus’un da dikkatini ve alakasını çekmişti. Daha sonraki yıllarda da komünist faaliyetlerine devam eden bu şahıs, 1935 yılında Moskova’ya yerleşmiş, 1943 den sonra Tito ile birlikte çalışmış, 1954 de ölmüştür.

Bir müddet Balkan devletlerinde ve Osmanlı Rumeli’sinde bulunan Parvus, buranın bir barut fıçısına benzediğini gördü. Beklediği Dünya Harbi’nin Balkanlarda hazırlanmakta olduğunu anladı.

Balkan komiteci ve siyasetçileri vasıtası ile İttihat ve Terakki Partisi ileri gelenlerini tanıdı.

İSTANBUL’DA

Parvus’un İstanbul’da bulunduğunu 1911 de yayınlanmaya başlayan yazılarından anlıyoruz. Yazıları, Fransızca çıkan Jön Türk ile Tanin ve Tasvir-i Efkâr gazetelerinde, Bilgi ve Türk Yurdu mecmualarında çıkmıştır.

Jön Türk (Jeune Turc) gazetesi Sami Hirtzberg adlı bir Yahudi tarafından çıkarılıyor ve Türkçülük cereyanını destekliyordu. Celal Nuri (İleri) gazetenin başyazarı idi. Ahmed Agayef (Ağaoğlu) da burada yazıyordu. Jön Türk’te çıkan bazı yazıların tercümeleri Türk Yurdu mecmuasında da yayınlanmaktaydı.

Tanin, meşhur İttihatçı ve kavgacı yazar, batıcı ve ilerici Hüseyin Cahid (Yalçın) tarafından çıkarılıyordu.

Tasvir-i Efkar, Yeni Osmanlılardan Ebuzziya Tevfik’in oğlu Ebuzziyazade Velid’indi.

“Türk Yurdu” Mecmuası, Türkçülük cereyanının “Türk Ocağı” gibi bir diğer merkezi olan ve Ocak’la birlikte çalışan “Türk Yurdu” derneği tarafından çıkarılmakta idi. Bu derneğin ve derginin kurucusu Yusuf Akçura idi.

Bilgi mecmuası ise aynı cereyana mensup “Türk Bilgi Derneği”nce Celal Sahir’in idaresinde olarak çıkarılmakta idi.

Parvus’un yazı ve kitaplarını neşreden gazete ve müesseselerle teması olduğu anlaşılmakla beraber, bunun dışında olarak İstanbul’da ne yapıldığı tam olarak malum ,değildir.

Bu hususta bilinenlere ve dikkate değer noktalara, eserlerini kaydettikten sonra temas edeceğiz.

BAZI MAKALELERİ

Parvus’un, yukarıda adı geçen gazete ve mecmualarda otuza yakıın yazısı çıktığı tahmin edilebilir. Bunlardan örnek olarak kaydetmek üzere tespit ettiklerimiz şunlardır:

Tanin Gazetesinden;

1911 Yılı Ekim ve Kasım aylarında:

1 – “İtalya İle İktisadi Muharebe
2 – “Muarefe ve Sulh İhtimâlâtı
3 – “Bir Lüzûm-u Âcil

Bilgi Mecmuası’ndan

4 – “Türkiye’nin Esaret-i Milliyesi” no. 3, Kânunusâni 1329 ( Aralık 1913)
5 – “Türkiye İçin Mali Esaretten Kurtuluş Yolları – Borçların 1913 Senesi 14/1 Martına Kadar Olan Hali” no. 5, Şubat 1329.

Türk Yurdu Mecmuası’ndan

1912 – 1914 yıllarında:

6 – “Köylüler ve Devlet” c. 1., s. 262-68
7 – “1327 Senesinin Ahval-İ Maliyesine Bir Nazar” c. 2, s. 394 – 402
8 – “Türkiye, Avrupa’nın Maliye Boyunduruğu Altındadır” c. 2, s. 476 – 84 ve s. 523 – 30
9 – “Bir Mektuba Cevap” c. 2, s. 564 -67
10 – “Esaret-i Maliyeden Kurtulmanın Yolu” c. 2, s. 587 – 91
11 – “Türklerin Ödünç Almaya En Haklı Oldukları Bir Akça” c. 3, s. 16 – 24
12 – “Devlet ve Millet” c. 3, s. 83 – 86
13 – “Mali Tehlikeler” c. 3, s. 148 – 153
14 – “İş İşten Geçmeden Gözünüzü Açınız!” c. 3, s. 360 – 67
15 – “Türk İli, Maliyeni Gözet!” c. 3, s. 485 – 90
16 – “Türk Gençlerine Mektup” c. 3, s. 571 – 74 ve c. 4, s. 723 – 27
17 – “Türkiye’de Ziraatın İstikbali” c. 5, s. 859 – 67
18 – “Köylü ve Devlet” c. 5, s. 1124 – 29

Akçuraoğlu Yusuf’un Parvus’u Takdimi

Parvus’un Türk Yurdu’nun 9. Sayısında çıkan ilk yazısı “Köylüler ve Devlet” adını taşıyordu. Yusuf Akçura’nın bu makalenin üstüne konan ve bir sayfa kadar tutan bir takdim yazısı vardır.

Yusuf Akçura bu yazısında, iktisadın milletlerin hayatındaki yerini, ehemmiyetini belirterek, şimdiye kadar bu vadide ancak bir yazı koyabildiklerini söylüyor ve buna sebep olarak bizim muharrirlerin o sahaya iltifat etmemelerini gösteriyor.

Bu takdim yazısının son kısmı aynen şöyledir:

Türk Yurdu idaresi, memleketimizin tanınmış Türk muktesidlerine müracaat etmedi değil; fakat vaadden başka bir şey alamadı; Nihayet Türk değilse de, umum insanlar gibi Türkleri de, acıyan ve Osmanlı memleketinin iktisadi ahvalini sağlam bir usul ve nafiz bir nazarla tetkik ve tahlil eden Parvus Efendi’ye müracaat etti ve muavenet-i tahririyesini temin edebildi.

Muhterem Parvus Efendi’nin, Tanin ve Jeunne Turc’deki makaleleri, ilim ve iktidarını pek açık göstermiş olduğundan, kaarilerimizin bu muaveneti temin etmemizden dolayı, memnun olacaklarını zannediyoruz. Vakıa Parvus Efendi’nin iktisadi ve içtimai mesleklerinin bazı mühim noktalarına Türk Yurdu iştirak edemezse de halkı sevmek, elden geldiği kadar fakir halka yardım etmek gibi en mühim bir esasta mumaileyhle ihtilafımız yoktur.

Mukaddememizle, muhterem muktesidin yazılarını okumaktan birkaç saniye alıkoyduğumuz için kaarilerimizin affını rica ederek sözü Parvus Efendi ‘ye bırakıyoruz.

Gelecek Yazı: (Alexandre İsrael Helphand Parvus -II, “Parvus’un Bir Makalesinden)


M. Ertuğrul DÜZDAĞ
Kaynak: Sebil Gazetesi, Cilt 1, Sayı 1, s.6-7, Fazilet Matbaası, 2 Ocak 1976

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir